ruh yansır-sa-nılır ama diyorum ya aitlik bulmalı bu içim bu içim bir ait olmalı ruh yansır -ya
masal resimleri çizerim kağıda giydiririm üstümüze kıyafetleri sevgili son masalımda bir kaç beden büyük giydirmiş olmalıyım ki kıyafetleri boğduk sevgiyi sevgili... kendimce kaybolan bir tek zaman biraz da güven ama sen kendini...
izin verdim soğuğa el değmemiş masum bir bakirenin bedeninde yüzdürdüm sonra tek tek şehrin tüm ışıklarını söndürttüm ve kendimi balkondan attırdım dedim sonra: soğuk benim soğuk bedenim.... o_ysa yıkık bir bacadan çıkan dumandır...
ey kalbimin ağrısı ver elini çıkalım seninle soluksuz kalmadan sessizce bu karanlık, uğultulu ormandan içimin acısı, kalbimin ağrısı aşkım... işte yine başbaşayız içimin acısı yine bizbizeyiz ver elini sus ne olur incitme beni ...
Bir gün döner bakarsın ve aslında hiçbir zaman senin olmayanlara ağladığını fark edersin…. Sen yine çok yoruldun. Bir ayın içinde seni aşan şeyler yaşadın. Ve her şeyi başladığın yerde...
zaman kırmızı orospular doğurmakta sil dudağındaki kırmızıyı ya da gelme bana kaç git bahçemden korkaksın hep daha korkak hadi uyu sok kafanı kuma ve hiçbir zaman birlikte olamayacağımız sabahlara uyan git artık kaç uyku...
gidenin, yani gönderilenin işi daha zordur. kalabilse gene değişecek ama, daha az farkında olacak değiştiğinin. halbuki, geleceğinde ona ne kadar değiştiğini bire bir gösterecek, bu...
bin yıllık tortulanmış vücudum ve içkiden sarhoş başım aşina yastığıma yorganıma. başım dönüyor. hayır sevgilim aptal sevgi sözlerinden değil müsait bulduğum boşluğumdan. saçmalamam tamam artık. saçmalamam... düşer başım yastığıma. üstümde şu şarap döküntüsü... ...
gözyaşlarımı mavi-yeşil akıtıyorum her akan damlamda kendimi boğuyorum... değil sebep bir başkası derdim yine kendime... Demiştin: kendine fazlasın pürüzün çok çarpmaktasın girintilerini(?) çıkıntılarını yakar canını... bilirim "demiştim" demezsin demiştin...
demiştim... şarkılar yabancı gelecek bilmediğin dilde ağıtlar yankılanacak az duyan kulağında farkına bile varmayacaksın teninin buz kestiğini -buzun tenini kestiğini- sonra mavini kaybedeceksin doğrusu bu ya mavilerde terk edecek hiç bir...
başını dik tut demişti falcı özellikle uyurken uyandığında hazır olmadığın yola çıkma! göğsünü sıkı kapa. rüzgar yiyen yaralar yeniden açılır. onu unut onu unut... hadi unut! ağzı açık kalan rujla bir başsağlığı ilanı...